Ortodonti Nedir? Hangi Diş ve Çene Problemlerini Tedavi Eder?
Ortodonti, dişlerin çene kemikleri üzerindeki dizilimini ve alt-üst çene ilişkilerini inceleyen, bu yapılarda meydana gelen uyumsuzlukların teşhisi ve yeniden düzenlenmesi ile ilgilenen diş hekimliği dalıdır. Ağız, diş ve çene bölgesindeki yapısal farklılıklar, kişilerin çiğneme fonksiyonlarını, konuşma artikülasyonunu ve genel ağız kapanış dinamiğini doğrudan etkiler. Ortodontik süreçler, bu tür yapısal farklılıkları hastanın anatomik özelliklerine uygun bir forma getirmeyi hedefler. Hem estetik hem de fonksiyonel bütünlüğün sağlanmasını amaçlayan bu süreç, bireylerin ağız hijyenini daha rahat sürdürebilmesine de zemin hazırlar. Hastanın yaşına, çene yapısına ve dişlerin mevcut konumuna göre şekillenen ortodonti, kişiye özel planlanan uzun soluklu bir süreci ifade eder.
Ortodonti Tam Olarak Ne Anlama Gelir?
Ortodonti, kelime anlamı olarak “düzgün diş” ifadelerinden türetilmiş olup, dişlerin ve çene kemiklerinin ideal konumlarına getirilmesini amaçlayan diş hekimliği uzmanlık alanıdır. Sadece dişlerin sıralanışı ile kalmayıp, yüz profilinin dengesi ve çene eklemlerinin uyumlu çalışması da bu alanın temel konuları arasında yer alır. Ortodontik süreçler, zaman içerisinde meydana gelebilecek kapanış problemlerinin veya diş pozisyonlarındaki farklılıkların detaylı bir şekilde analiz edilmesini içerir. Bu analizler sonucunda, hastanın ağız yapısına uygun apareyler seçilerek dişlere ve çeneye belirli yönlerde kuvvet uygulanır. Ortodonti, bireyin kendi diş yapısının doğal formunu koruyarak fonksiyonel bir dizilim elde edilmesine odaklanır.
Ortodontik Tedavinin Temel Amacı Nedir?
Ortodontik tedavinin temel amacı, alt ve üst dişlerin birbiriyle uyumlu bir şekilde kapanmasını sağlayarak çiğneme ve konuşma gibi hayati fonksiyonların sağlıklı bir biçimde yerine getirilmesine yardımcı olmaktır. Dişlerin düzgün sıralanması, diş fırçalama ve diş ipi kullanımını kolaylaştırdığı için ağız hijyeninin korunmasına büyük ölçüde katkı sağlar. Çapraşık veya üst üste binmiş dişlerin temizlenmesi zor olduğundan, plak birikimi ve diş taşı oluşumu gibi durumlar daha sık gözlemlenebilir. Ortodonti, dişlerin ideal pozisyonlarına taşınmasıyla bu tür birikim alanlarını azaltmayı hedefler. Ayrıca, çene eklemi (TMJ) üzerine binen dengesiz yüklerin dağıtılması ve yüz estetiğinin orantılı bir yapıya kavuşması da sürecin hedefleri arasındadır.
Hangi Diş Problemleri Ortodontinin Alanına Girer?
Ortodontinin alanına giren temel diş problemleri arasında; dişlerdeki çapraşıklıklar, dişler arası boşluklar (diastema), dönük (rotasyonlu) dişler ve gömülü kalmış dişler bulunur. Çene kavsinin dişleri taşıyacak yeterli genişliğe sahip olmaması durumunda dişler üst üste binebilir ya da farklı yönlere doğru sürebilir. Dişlerin boyutlarının çene kavsinden küçük olması durumunda ise aralıklar oluşur. Tüm bu yapısal konum farklılıkları ortodontik yaklaşımlarla incelenir. Aşağıdaki tabloda sık karşılaşılan diş problemlerinin genel özellikleri özetlenmiştir:
| Diş Problemi Türü | Genel Özellikleri ve Görüntüsü | Ortodontik Yaklaşım Amacı |
|---|---|---|
| Çapraşıklık (Kalabalıklaşma) | Dişlerin çene kemiğine sığmayarak üst üste binmesi ve kendi ekseninde dönmesi durumudur. | Dişlere yer açılarak her birinin kendi ideal kavsine yerleştirilmesi hedeflenir. |
| Diastema (Dişler Arası Boşluk) | Genellikle ön dişler arasında olmak üzere, dişlerin birbirine temas etmeyip aralıklı dizilmesidir. | Boşlukların kontrollü bir şekilde kapatılarak temas noktalarının oluşturulması amaçlanır. |
| Rotasyon (Dönük Dişler) | Dişin sürme sırasında kendi ekseni etrafında dönerek farklı bir açı ile çenede yer almasıdır. | Dişin uygun açıya döndürülerek yanındaki dişlerle paralel hale getirilmesi planlanır. |
| Gömülü Dişler | Sürme zamanı geldiği halde kemik ya da diş eti altında kalarak ağız içine çıkamamış dişlerdir (sıklıkla köpek dişleri). | Gömülü dişin üzerindeki doku açılarak ortodontik kuvvetlerle yavaşça ağız içine çekilmesi süreci yürütülür. |
Çene Problemleri Neden Ortodontik Yaklaşımla Ele Alınır?
Çene problemleri, alt ve üst çenenin birbirine göre önde, geride veya asimetrik konumlanması nedeniyle ortodontik yaklaşımla ele alınır çünkü bu uyumsuzluklar sadece dişleri değil, tüm yüz iskeletini ve solunum yollarını etkiler. İskeletsel olarak adlandırılan bu durumlar, büyüme ve gelişim çağındaki bireylerde fonksiyonel çene ortopedisi yöntemleriyle yönlendirilebilir. İleri yaşlarda ise ortodontik hazırlık süreçleri, ortognatik cerrahi (çene cerrahisi) uzmanlarıyla koordineli olarak yürütülür. Alt çenenin önde olduğu (sınıf 3) veya üst çenenin çok ileride konumlandığı (sınıf 2) durumlar, ön dişlerin ısırma fonksiyonunu yerine getirmesini zorlaştırır. Bu kapanış farklılıklarının incelenmesi, hastanın rahat yemek yiyebilmesi ve çene eklemi sağlığının korunması adına büyük önem taşır.
Ortodonti Sürecinde Hangi Yöntemler ve Apareyler Kullanılır?
Ortodonti sürecinde metal braketler, porselen (şeffaf) braketler, şeffaf plaklar (telsiz ortodonti) ve lingual (dişin arka yüzeyine takılan) apareyler gibi farklı yöntemler kullanılır. Her bir materyal, hastanın çene yapısına, problemin türüne ve hastanın günlük yaşantısındaki estetik beklentilerine göre seçilir. Hekim tarafından yapılan klinik ve radyolojik değerlendirmeler sonucunda, dişlerin hareket etmesi için gereken kuvveti sağlayacak en uygun donanım belirlenir. Gelişen teknoloji ile birlikte hastaların konforunu ve sürecin akıcılığını destekleyen çeşitli alternatifler mevcuttur.
| Ortodontik Materyal | Yapısal Özelliği | Kullanım Alanı ve Beklentiler |
|---|---|---|
| Metal Braketler | Paslanmaz çelik alaşımlardan üretilen klasik ortodontik tutuculardır. | Her türlü kapanış ve çapraşıklık probleminde yaygın olarak uygulanır. Dayanıklı bir yapıya sahiptir. |
| Porselen Braketler | Diş rengine uyumlu seramik veya porselen materyallerden üretilir. | Estetik beklentisi yüksek olan yetişkin ve genç hastalarda, dışarıdan daha az belirgin olması amacıyla tercih edilir. |
| Şeffaf Plaklar (Aligner) | Özel ölçülerle hazırlanan, takılıp çıkarılabilen termoplastik materyallerdir. | Hafif ve orta düzeydeki konum farklılıklarında, yemek yerken çıkarılabilme esnekliği sunarak kullanılır. |
| Lingual Braketler | Dişlerin dudak ve yanak tarafına değil, dil tarafına (iç yüzeye) yapıştırılan özel sistemlerdir. | Dışarıdan hiçbir şekilde görünmek istemeyen bireyler için tasarlanan iç yüzey uygulamasıdır. |
Geleneksel Metal Diş Teli Tedavisi Nasıl İlerler?
Geleneksel metal diş teli tedavisi, braket adı verilen küçük çelik tutucuların diş yüzeylerine özel yapıştırıcılarla sabitlenmesi ve bu braketlerin ortasından geçen ark tellerinin uygulanmasıyla ilerler. Ark teli, braketlere elastik bağlar veya kendi kilit sistemleri ile tutturulur. Bu tel, dişleri önceden hesaplanmış olan ideal kavis formuna doğru hafif bir baskı uygulayarak yönlendirir. Belirli aralıklarla yapılan kontrol seanslarında hekim, ark tellerini değiştirir veya lastik gibi ek yardımcı elemanlar kullanarak kuvvetin yönünü günceller. Hastanın bu süreçte diş fırçalama alışkanlıklarına özen göstermesi, braketlerin etrafında birikebilecek gıda artıklarının temizlenmesi açısından çok mühimdir.
Şeffaf Plak Tedavisi (Telsiz Ortodonti) Hangi Durumlarda Tercih Edilir?
Şeffaf plak tedavisi, dişlerdeki çapraşıklıkların, aralıkların veya hafif kapanış problemlerinin düzeltilmesinde, hastanın estetik kaygılar taşıdığı ve apareyleri dilediği zaman çıkarabilme esnekliği istediği durumlarda tercih edilir. Telsiz ortodonti olarak da bilinen bu yöntemde, ağız içinden alınan dijital taramalar (3D ölçüler) bilgisayar ortamına aktarılır. Bu veriler ışığında, dişlerin adım adım nasıl hareket edeceği simüle edilerek kişiye özel bir seri plak üretilir. Hasta her plağı hekimin belirttiği süre boyunca (örneğin 10-14 gün) takar ve sonrasında bir sonraki plağa geçer. Yemek yeme ve diş fırçalama esnasında plakların çıkarılabilmesi, günlük rutinleri kolaylaştıran bir unsur olarak ön plana çıkar.
Porselen (Şeffaf) Braketler Kimler İçin Uygundur?
Porselen braketler, diş teli tedavisi görmek isteyen ancak metal görünümünden rahatsız olan, sosyal ve iş yaşantısında estetik bir profil çizmeyi tercih eden gençler ve yetişkinler için uygundur. Diş minesinin rengine entegre olabilen bu materyaller, uzaktan bakıldığında dikkat çekmeyen bir yapı sunar. Mekanik olarak metal braketlerle benzer bir mantıkta çalışsalar da, materyal yapıları gereği yeme içme sırasında sert gıdalara karşı biraz daha özenli bir kullanım gerektirebilirler. Ayrıca şeffaf yapıların korunması için çay, kahve ve renklendirici gıda tüketiminin ardından ağız bakımının aksatılmadan yapılması önerilir.
Lingual Ortodonti (Görünmez Diş Teli) Nasıl Uygulanır?
Lingual ortodonti, braketlerin ve tellerin dişlerin ön yüzeylerine değil, doğrudan dile bakan arka yüzeylerine yerleştirilmesiyle uygulanan bir sistemdir. Dışarıdan bakıldığında kişinin tedavi gördüğü anlaşılamadığı için estetik beklentinin en üst seviyede olduğu vakalarda planlanır. Dişlerin arka yüzeylerinin anatomisi ön yüzeylere göre daha farklı ve girintili çıkıntılı olduğundan, lingual braketler genellikle laboratuvar ortamında hastanın ölçülerine göre özel olarak tasarlanır. Bu bölgede uygulanan tellerin dilin hareket alanına yakın olması sebebiyle, tedavi başlangıcında hastaların konuşma (özellikle bazı harflerin telaffuzu) ve yutkunma alışkanlıklarında kısa süreli bir adaptasyon sürecine ihtiyaç duyulması beklenen bir durumdur.
Ortodontik Değerlendirme İçin İdeal Yaş Var mıdır?
Ortodontik değerlendirme için ideal bir yaş sınırlaması olmamakla birlikte, ilk kontrolün çocuklarda kalıcı dişlerin sürmeye başladığı 7-8 yaş civarında yapılması uzmanlar tarafından tavsiye edilir. Bu erken dönem muayenesinde henüz çene gelişimi devam ettiği için, olası bir iskeletsel problemin (çene darlığı, üst çene geriliği vb.) tespit edilmesi halinde, yönlendirici apareylerle büyüme potansiyelinden faydalanılarak yönlendirme yapılabilir. Ancak bu, ortodontinin sadece çocuklar için olduğu anlamına gelmez. Sağlıklı diş etlerine ve destek kemiğe sahip olan her birey, yaşı kaç olursa olsun ortodontik değerlendirme sürecine dahil olabilir ve kendi anatomisine uygun bir yol haritası çizilebilir.
Yetişkinlerde Ortodontik Tedavi Nasıl İlerler?
Yetişkinlerde ortodontik tedavi, kemik gelişimi tamamlandığı için sadece diş hareketlerine odaklanarak veya gerekli görülen hallerde iskeletsel değişimler için çene cerrahisi desteği planlanarak ilerler. Yetişkin hastalarda diş eti sağlığı (periodontal durum) tedavinin seyrini belirleyen ana faktörlerden biridir. Yetişkinlerin sosyal yaşantıları, iş koşulları ve estetik beklentileri göz önünde bulundurularak genellikle şeffaf plaklar, porselen braketler veya lingual sistemler öncelikli olarak değerlendirilir. Süreç boyunca, diş hareketlerinin kemik üzerindeki biyomekanik yanıtı yetişkinlerde çocuklara kıyasla biraz daha farklı bir hızda gerçekleşebilir; bu nedenle hekimler kontrollü ve düzenli kuvvet uygulamalarına özen gösterirler.
Çocuklarda Erken Dönem Ortodontik Muayene Neden Önemlidir?
Çocuklarda erken dönem ortodontik muayene, çene iskeletinin gelişim yönünü analiz etmek, zararlı alışkanlıkların (parmak emme, ağızdan solunum, uzun süreli emzik kullanımı vb.) yol açabileceği deformasyonları tespit etmek için önemlidir. Erken yaşlarda fark edilen çene darlığı veya çapraz kapanış gibi durumlar, çocuğun büyüme atağından faydalanılarak fonksiyonel apareyler (damaklık gibi) ile yönlendirilebilir. Bu döneme koruyucu ve önleyici ortodonti adı verilir. Erken dönemde yapılan yönlendirmeler sayesinde, ilerleyen yaşlarda daha kompleks tedavi ihtiyacı doğma ihtimali azalabilir ve kalıcı dişlerin kendi doğal yerlerine sürmesi için yeterli alan oluşturulmasına katkı sağlanır.
Ortodontik Tedavi Süresi Neye Göre Değişir?
Ortodontik tedavi süresi; hastadaki kapanış probleminin derecesine, çene kemiğindeki uyumsuzluklara, dişlerin hareket hızına, tercih edilen aparey türüne ve kişinin tedavi kurallarına uyumuna göre değişiklik gösterir. Sadece ön bölgelerdeki hafif çapraşıklıkların düzenlenmesi aylarla ifade edilen sürelerde tamamlanabilirken, çok yönlü kapanış farklılıklarının ve iskeletsel durumların ele alındığı süreçler birkaç yılı bulabilir. Hastanın randevularına düzenli katılması, hekimin önerdiği lastik ya da dışarıdan takılan destekleyici donanımları tarif edildiği sürelerde kullanması ve braket kırılmalarını önleyici beslenme kurallarına riayet etmesi süreci doğrudan etkileyen unsurlardır.
Ankara Bölgesinde Ortodontik Tedavi Süreçleri Nasıl Planlanır?
Ankara lokasyonunda yaşayan ve diş-çene uyumsuzluklarıyla ilgili destek almak isteyen hastalar için ortodontik tedavi süreçleri, kişinin günlük çalışma ve eğitim hayatı göz önüne alınarak detaylı randevu planlamalarıyla organize edilir. Ankara gibi geniş bir şehirde ulaşım kolaylığı ve klinik randevu takibi, sürecin konforlu geçmesi adına dikkate alınan unsurlardandır. Bu noktada Panorama Ankara bünyesinde de hastalara kendi yaşantılarına uyum sağlayacak şekilde esnek zamanlı kontroller oluşturularak ortodonti süreçleri yapılandırılmaktadır. Hastaların ihtiyaç duydukları tüm klinik analizler ve şeffaf plak, braket gibi donanım tercihleri, Panorama Ankara standartlarında kişinin anatomik yapısına uygun olarak baştan sona özenle koordine edilmektedir.
Ortodonti Sürecinde Ağız ve Diş Bakımı Nasıl Yapılmalıdır?
Ortodonti sürecinde ağız ve diş bakımı, braketlerin ve tellerin girintili yapılarının yiyecek artıkları için tutunma alanları oluşturması nedeniyle ekstra özen gerektiren bir rutin haline gelir. Düzenli ve detaylı temizlik yapılmadığında diş minesinde beyaz lekeler (dekalsifikasyon) ve diş eti problemleri oluşması olasıdır. Bu süreçte dikkat edilmesi gereken başlıca adımlar şunlardır:
- Ortodontik Fırça Kullanımı: Ortası oluklu ve yumuşak uçlu ortodontik fırçalarla braketlerin üst ve alt kısımları süpürme hareketiyle temizlenmelidir.
- Arayüz Fırçası Desteği: Normal diş fırçasının ulaşamadığı braket araları ve tel altları, uygun kalınlıktaki arayüz fırçaları ile detaylıca fırçalanmalıdır.
- Diş İpi Kullanımı: Ortodonti hastaları için özel tasarlanmış, ucunda sert bir yönlendirici bulunan diş ipleri sayesinde diş aralarındaki plak uzaklaştırılmalıdır.
- Ağız Gargaraları: Hekimin önereceği, florür içeren veya plak birikimini azaltmaya yardımcı gargaralar günlük rutine eklenebilir.
- Düzenli Fırçalama Zamanlaması: Mümkünse her ana ve ara öğünden sonra, en azından sabah ve gece yatmadan önce detaylı bir temizlik seansı uygulanmalıdır.
Ortodonti Tedavisi Sırasında Beslenme Düzeni Nasıl Olmalıdır?
Ortodonti tedavisi sırasında beslenme düzeni, teller üzerindeki braketlerin diş yüzeyinden kopmasını ve tellerin eğilmesini önlemek amacıyla kontrollü bir şekilde planlanmalıdır. Braket kopması, planlanan kuvvetin kesintiye uğramasına yol açarak tedavi sürecini yavaşlatabilir. Hastaların süreç boyunca yeme-içme alışkanlıklarında şu noktalara dikkat etmesi istenir:
- Sert Gıdalardan Kaçınma: Kuruyemiş (fındık, badem, leblebi), buz, sert şekerler ve patlamış mısır gibi gıdalar doğrudan ısırılmamalıdır.
- Çekirdekli Meyveler: Erik, kiraz, zeytin gibi gıdalar tüketilirken çekirdekleri dışarıda çıkarıldıktan sonra ağıza alınmalıdır.
- Koparma Hareketi Gerektiren Yiyecekler: Elma, havuç, ayva gibi meyveler veya sert kabuklu ekmek ve simit gibi unlu mamuller ön dişlerle ısırılarak koparılmamalı, bıçakla küçük parçalara bölünerek arka dişlerle çiğnenmelidir.
- Yapışkan Gıdalar: Jelibon, karamel, lokum ve sakız gibi tellere yapışarak temizlenmesi zorlaşan yiyecekler tüketilmemelidir.
- Asitli İçecekler: Kola, gazoz gibi asidik seviyesi yüksek içecekler mine yapısını zayıflatabileceği ve yapıştırıcıları etkileyebileceği için sınırlı tüketilmeli, tüketildiğinde ise pipet tercih edilmelidir.
Ortodonti Süreci Sonrasında Pekiştirme (Retansiyon) Aşaması Nedir?
Ortodonti süreci sonrasında pekiştirme (retansiyon) aşaması, aktif olarak kuvvet uygulanan tellerin veya plakların çıkarılmasının ardından, elde edilen yeni dizilimin korunması amacıyla uygulanan dengeleme sürecidir. Dişlerin etrafındaki kemik ve bağ dokularının yeni pozisyonlarına uyum sağlaması zaman alır; bu süreçte dişlerin eski pozisyonlarına dönme eğilimi bulunur (relaps). Bunu kontrol altında tutmak için hekimler, alt ve üst ön dişlerin iç kısmına sabitlenen ince bir pekiştirme teli (retainer) yerleştirirler. Aynı zamanda şeffaf ve takılıp çıkarılabilen pekiştirme plakları (Essix plak) verilerek hastadan belirli bir süre boyunca (genellikle ilk zamanlar gün boyu, sonrasında sadece geceleri) bu plakları kullanması istenir. Pekiştirme aşaması, elde edilen uyumun sürdürülebilmesi için tedavi sürecinin ayrılmaz bir parçası olarak kabul edilir.
Sıkça Sorulan 15 Soru
1. Ortodontik muayene ne kadar sürer?
Ortodontik muayene genellikle 20 ila 30 dakika arasında sürer. Bu süreçte hekim hastanın kapanış dinamiğini, diş dizilimini ve yüz profilini inceleyerek gerekli gördüğü radyografik görüntülemeleri (panoramik veya sefalometrik röntgen) talep eder. İlk seans bir analiz ve genel planlama aşamasıdır.
2. Diş teli takılırken ne hissedilir?
Braketlerin dişe yerleştirilmesi işlemi iğne veya anestezi gerektirmeyen, yüzey hazırlığı ve yapıştırma üzerine kurulu bir işlemdir. Teller ilk takıldığında dişe bir kuvvet iletildiği için ilk birkaç gün boyunca çiğneme esnasında bir baskı hissi, hafif gerginlik veya dişlerde hassasiyet oluşması normal bir adaptasyon sürecidir.
3. Tel tedavisi konuşmayı etkiler mi?
Ön yüzeye takılan klasik metal veya porselen braketler genellikle konuşmayı etkilemez. Ancak dişlerin arka yüzeyine uygulanan lingual ortodonti yönteminde, tellerin dilin hareket sahasına yakın olması nedeniyle ilk haftalarda bazı harflerin telaffuzunda pelteklik yaşanabilir; bu durum hastanın konuşma pratiği yapmasıyla olağan rutine döner.
4. Braketler dişleri çürütür mü?
Braketler kendi yapısı gereği dişi çürütmez. Ancak tellerin ve braketlerin etrafında gıda artıklarının birikmesi daha kolay olduğu için, yetersiz fırçalama yapılması durumunda plak birikimi mine yüzeyini zayıflatarak çürük başlangıcına veya lekelenmelere neden olabilir. Ağız hijyenine dikkat edildiği sürece bu durum yaşanmaz.
5. Teller varken spor yapılabilir mi?
Ortodonti gören hastalar günlük egzersizlerine ve spor hayatlarına devam edebilirler. Ancak boks, basketbol veya dövüş sanatları gibi yüze darbe alma riskinin yüksek olduğu temas sporlarıyla ilgilenen kişilerin, dudak ve yanak içlerini tellerin baskısından korumak amacıyla hekiminden özel koruyucu ağızlık (mouthguard) temin etmesi önerilir.
6. Ortodonti sadece estetik amaçlı mıdır?
Ortodontik yaklaşımlar genellikle estetik bir beklentiyle talep edilse de, aslında temel odak fonksiyonel bir kapanış elde etmektir. Çapraşıklıkların düzenlenmesi daha iyi çiğnemeyi, rahat konuşmayı ve çene eklemine binen yükün dengelenmesini sağlar. Estetik iyileşme, sağlıklı bir fonksiyonel dizilimin doğal bir sonucudur.
7. Şeffaf plaklar konuşmayı bozar mı?
Şeffaf plakların ağız içerisine yerleştirildiği ilk bir iki gün boyunca ağızda yabancı bir materyal olmasından kaynaklı hafif bir adaptasyon süreci yaşanabilir. Plaklar diş yüzeyine çok yakın oturduğundan ve ince bir forma sahip olduğundan kısa süre içerisinde dil bu duruma alışır ve konuşma normal akışına döner.
8. Ortodontik tedavi için diş çekimi gerekli midir?
Her ortodontik planda diş çekimine ihtiyaç duyulmaz. Ancak çene kemiğinin tüm dişleri yan yana dizecek kadar geniş olmadığı, şiddetli çapraşıklığın bulunduğu veya üst/alt çene ileriliğinin fazla olduğu bazı spesifik durumlarda, diğer dişlere yer açmak amacıyla simetrik diş çekimleri planlanabilir. Bu durum hekimin klinik analizleri sonucunda kararlaştırılır.
9. Tellerim varken sakız çiğneyebilir miyim?
Sakız, jelibon, karamel gibi yapışkan ve sündürülebilir gıdalar braketlerin arasına girerek temizlenmesi zor bir zemin oluşturur ve aynı zamanda ark tellerinin eğilmesine veya braketlerin kopmasına sebep olabilir. Bu nedenle süreç boyunca sakız çiğnenmesi hastalara önerilmez.
10. Pekiştirme apareyleri ne kadar süre takılır?
Pekiştirme (retansiyon) apareylerinin kullanım süresi vakaya ve hastanın kemik yapısına göre değişir. Sabit iç teller genellikle çok uzun yıllar, bazen kalıcı olarak ağızda tutulabilir çünkü varlıkları hissedilmez ve temizliği kolaydır. Hareketli plakların kullanımı ise ilk aylarda yoğun, ilerleyen yıllarda sadece gece takılacak şekilde hekim tarafından kademeli olarak azaltılır.
11. Gece plağı ile şeffaf plak (aligner) aynı şey midir?
İkisi farklı amaçlara hizmet eden apareylerdir. Şeffaf plaklar (aligner), dişleri hareket ettirmek ve ortodontik düzeltme yapmak amacıyla içlerinde kuvvet mekanizması barındıran tedavi araçlarıdır. Gece plağı (splint) ise genellikle diş sıkma (bruksizm) alışkanlığı olan hastaların diş minelerini korumak veya pekiştirme döneminde mevcut konumu muhafaza etmek amacıyla kullanılan pasif koruyuculardır.
12. Hamilelikte ortodontik tedavi görülür mü?
Hamilelik, tellerin takılmasına biyolojik bir engel oluşturmaz. Ancak hamilelik öncesinde gerekli röntgenlerin (radyasyon içermesi sebebiyle) çekilmiş olması planlama için önemlidir. Ayrıca gebelik dönemindeki hormonal değişimler diş eti hassasiyetini artırabileceği için, ortodonti gören hamile hastaların ağız fırçalama rutinlerine her zamankinden daha fazla özen göstermesi gereklidir.
13. 20 yaş dişleri tel tedavisine engel midir?
20 yaş dişleri eğer düzgün bir şekilde sürüyor ve çenede kendilerine yetecek alanı buluyorsa ortodonti sürecine engel olmaz. Ancak gömülü kalmış, yanındaki dişlere baskı yapan veya yer darlığı sebebiyle çene kavsindeki dişleri ön tarafa doğru itme potansiyeli bulunan 20 yaş dişlerinin tedavi öncesinde ya da sürecin belirli bir aşamasında çekilmesi hekim tarafından talep edilebilir.
14. Diş fırçalarken nelere dikkat edilmelidir?
Ortodontik fırça ile 45 derecelik açılar yapılarak braketlerin diş etine bakan üst kısımları ve çiğneyici yüzeye bakan alt kısımları ayrı ayrı süpürülmelidir. Arayüz fırçaları her braketin sağından ve solundan telin altına girerek kalan kalıntıları uzaklaştırmalıdır. Hastalar, temizliğin aceleye getirilmeden, aynaya bakarak görerek yapılması gerektiği konusunda bilgilendirilir.
15. Kontrol seanslarına ne sıklıkla gidilir?
Geleneksel metal veya porselen teller kullanılıyorsa kontrol seansları genellikle 4 ila 6 haftada bir olacak şekilde düzenlenir. Bu seanslarda hekim tellerin aktivasyonunu yeniler. Şeffaf plak kullanan hastalarda ise süreç bazen daha esnek olabilir; plak değişimleri hasta tarafından yapıldığı için klinik kontrolleri 6 ila 8 haftada bir planlanabilir.